Avrupa Dayanışma Programı (ESC) ile yurt dışına çıkan Yalovalı gönüllüler, bir yıllık deneyimlerini kendi sözleriyle anlatıyor: kültür şoku, dostluklar, projeler ve geri dönülmez bir büyüme.
Avrupa Dayanışma Programı (ESC), 18-30 yaş arasındaki gençlere yurt dışında uzun süreli gönüllülük yapma imkânı sunar — ve en önemlisi, bu deneyimin tüm masrafları karşılanır. Seyahat, konaklama, yemek, harçlık (cep harçlığı), dil kursu ve bir yerel mentor desteği programa dahildir. Yalova'dan üç gönüllümüzün anlattıklarıyla, ESC'nin gerçekte nasıl bir deneyim olduğuna birlikte bakalım.
"Portekiz'e gittiğimde 19 yaşındaydım ve hayatımda ailemden bu kadar uzun süre ayrı kalmamıştım," diyor gönüllülerimizden biri. "İlk hafta her şey yabancıydı: dil, yemekler, sokaklar, insanların gülümseme şekli bile farklıydı. Akşamları odamda oturup ailemi düşünüyordum ve bir an 'bu çok zor, eve dönmeliyim' diye düşündüm. Ama mentorum bana 'bu hissin normal olduğunu, herkesin ilk haftalarda aynısını yaşadığını' söyledi. Ve haklıydı — üçüncü haftadan sonra her şey değişti."
Bu gönüllümüz, bir çevre sivil toplum kuruluşuyla birlikte kıyı temizliği etkinlikleri ve okullarda geri dönüşüm atölyeleri düzenledi. "Hiç İngilizcem yetmeyecek diye düşünürdüm ama üç ay içinde Portekizce öğrenmeye başladım bile. Şimdi geriye dönüp bakınca, o ilk haftanın zorluğu olmasaydı, bu kadar büyüyemezdim."
İkinci gönüllümüz, Polonya'da bir gençlik merkezinde sekiz ay geçirdi: "Görevim, mahalledeki çocuklara ve gençlere yönelik atölyeler düzenlemekti — sanat, müzik, basit İngilizce dersleri. İlk başta 'ben burada ne işe yarayabilirim ki' diye düşündüm. Ama zamanla fark ettim ki, benim Türkiye'den gelmiş olmam bile çocuklar için bir pencere açıyordu. Onlara farklı bir kültürden, farklı bir hayattan biri anlatıyordu."
"Konaklamam bir aile yanında değil, diğer gönüllülerle paylaştığımız bir evdeydi — İspanya, İtalya ve Almanya'dan arkadaşlarım vardı. Hâlâ her hafta birbirimizle mesajlaşıyoruz. Bu deneyim bana sadece bir 'CV maddesi' değil, ömür boyu sürecek dostluklar verdi."
Üçüncü gönüllümüz, Almanya'da bir toplum merkezinde yaşlılara yönelik dijital beceri kursları verdi: "ESC'nin en güzel yanı, hiçbir şeyi tek başına yapmak zorunda olmaman. Yerel bir mentorun var, gönüllü koordinasyon kuruluşunun var, hatta dil kursunu bile program karşılıyor. Ben gittiğimde Almanca bilmiyordum, ama dil kursu sayesinde altı ay sonra günlük konuşmaları takip edebiliyordum."
"Proje sırasında en sevdiğim an, kursumuza gelen 70 yaşındaki bir teyzenin ilk kez video görüşmesiyle Türkiye'deki torununu görmesiydi. O an, neden burada olduğumu hatırladım. Eve döndüğümde aynı insan değildim — daha sabırlı, daha açık fikirli, ve dünyayı çok daha az 'biz' ve 'onlar' olarak görüyordum."
Üç farklı ülke, üç farklı proje, ama ortak bir tema: zorlu bir başlangıç, ardından beklenmedik bir büyüme ve kalıcı bağlar. ESC gönüllülüğü; çevre projelerinden gençlik merkezlerine, dijital beceri kurslarından toplum etkinliklerine kadar çok çeşitli alanlarda fırsatlar sunuyor — ve hepsi tamamen finanse ediliyor.
Eğer sen de Yalova'dan veya Türkiye'nin herhangi bir yerinden, bir yıl boyunca yeni bir ülkede yaşamayı, yeni bir dil öğrenmeyi ve kendini bambaşka bir ortamda yeniden keşfetmeyi düşlüyorsan, YouthTICK üzerinden başvuru sürecine başlayabilirsin. Ekibimiz, profilini oluşturmandan ilana başvurmana kadar her adımda yanında.