Gençler ve siyaset hakkındaki anlatı inatla süregeldi: Z Kuşağı ilgisiz, sosyal medyayla dikkatini dağıtmış, sivil yaşama ilgisiz. Yeni araştırmalar bu anlatının yalnızca yanlış olmadığını — tam tersinin doğru olduğunu — ortaya koyuyor.
Avrupa Konseyi'nin gençlik sektörü tarafından 40 ülkeden veri alınarak yapılan 2025 tarihli bir çalışma, 18-25 yaş arasındakilerin son altmış yılda ölçülen herhangi bir yaş kohortundan daha yüksek siyasi ilgi, sivil katılım ve kolektif eylem katılımı düzeyleri bildirdiğini buldu. Bu katılımın biçimi farklı. Ama yoğunluğu değil.
Değişen şey alandır. Gençler siyasi partilere katılmadıkları için daha az siyasi olarak aktif değiller. Çevrimiçi hareketler, tüketici boykotları, toplum örgütlenmesi ve doğrudan sivil eylem yoluyla daha aktifler.
İlgisizlik miti, yanlış araçlarla ölçüldüğü için süregeliyor. Seçim katılımı — geleneksel ölçüt — gerçek bir olguyu yansıtıyor: gençler yaşlı kohortlara kıyasla daha düşük oranlarda oy kullanıyor. Ama bu kısmen yapısal bir sorun (kayıt engelleri, çalışma saatleri, sandık yerleri) ve kısmen de değişimin birincil modu olarak seçim siyasetine azalan güvenin yansımasıdır.
Gençler siyasetten uzak değil. Sadece geleneksel siyaset biliminin bakmadığı yerlere taşındılar.
Gençler zaten siyasi olarak meşgulse — sadece geleneksel olmayan biçimlerde — gençlik katılım programları açık uçlu bir modelden başlamamalıdır. Gençlerin bulunduğu yerden başlamalıdır. Zaten var olan sivil kimliğin üzerine inşa etmeli. Resmi yapılarla bağlantı kurmalı. Köprüler oluşturmalı — aşağıdan yukarıya değil, yatay olarak.
YouthTICK'te sivil katılım programımız bu öncülden başlıyor. Yalova'daki gençler harekete geçirilmeyi beklemiyor. Yaşamlarını etkileyen konularla zaten ilgileniyorlar. Bizim işimiz bu katılımın daha görünür, daha bağlantılı ve daha güçlü hale gelmesi için koşullar yaratmak.